Erzurum, Kars, Ağrı, Muş, Bitlis, Bingöl ve Van illerinin 1500–2500 metre irtifasındaki sert kışlı yaylalarında geliştirilmiş yerli et ve yapağı ırkıdır. Mor-kırmızımsı yün rengi, S-kıvrımlı yağlı kuyruğu (yaklaşık 4 kg) ve kara kış iklimlerine olağanüstü dayanıklılığıyla öne çıkar. Türkiye koyun varlığının yaklaşık yüzde yirmi birini, Doğu Anadolu koyun varlığının ise yüzde altmış birini oluşturur. Dişi 50–70 kg, erkek 80–100 kg canlı ağırlığa ulaşır; yağlı kuyruk yaz yaylasında biriktirilen enerjiyi uzun kış döneminde kullandırır. Uzun ahır dönemi (5–7 ay) yönetimi ve selenyum takviyesi bu ırkın sağlıklı yetiştiriciliğinde belirleyicidir.
Bu rehberde Morkaraman Koyunu için günde ne kadar ve ne tür yem verilmesi gerektiği, hangi yemlerin önerildiği, yaşam dönemlerine göre yem miktarları ile kış ve yaz aylarında dikkat edilmesi gerekenler anlatılmaktadır.
Günlük beslenmede kullanılması önerilen yemler ve destekleyici takviyeler.
Gebelik toksemisi
Doğu Anadolu kışlarında uzun ahır dönemi ile gebelik son haftalar arasındaki enerji açığının çakışması bu metabolik hastalığa zemin hazırlar. VKS 2.0'ın altındaki koyunlar, düşük kaliteli yemle beslenen sürüler ve soğuk stres altındaki hayvanlar en yüksek risk grubunu oluşturur. Erken belirtiler (sürüden kopma, donuk bakış, denge bozukluğu) görüldüğünde propilen glikol ile ivedi müdahale hayatta kalma oranını artırır.
Selenyum eksikliği
Erzurum, Kars, Ağrı ve Van başta olmak üzere Doğu Anadolu toprakları selenyum açısından fakir olup beyaz kas hastalığı ve kuzu ölümlerine yol açar. Koyunlarda 0.1–0.3 mg/kg KM, kuzularda doğumda veteriner gözetiminde selenyum-E vitamini enjeksiyonu standarttır.
Bakır toksisitesi
Tüm koyun ırklarında geçerli olmakla birlikte rasyondaki bakır 10 mg/kg KM'yi aşmamalıdır. Sığır veya keçi minerali verilmesi kronik karaciğer birikiminden kaynaklanan akut toksisiteye yol açar; belirti olmaksızın ilerler ve tedavisi son derece güçtür.
İç parazitler (Haemonchus ve Nematodirus)
İlkbahar erimesiyle birlikte mera larva yükü artar; kıl kurdu özellikle gebe ve emziren koyunlarda anemi ve kondisyon kaybına neden olur. Yaylaya çıkış öncesi ve dönüş sonrası parazit kontrolü zorunludur.
Solunum yolu hastalıkları
Kapalı, nemli ve havasız kışlık ahırlarda pnömoni riski yükselir. Yeterli havalandırma ve düzenli aşılama programı koruyucu önlemlerin temelini oluşturur.
| Besin değeri | Aralık (en az – en çok)Aralık |
|---|---|
| Günlük kuru yem | 0.9–2 kg/gün |
| Protein oranı | 8–14 % |
| Enerji değeri | 8–11.5 MJ/kg kuru madde |
| Mineral değerleri(rasyonun kuru maddesinde) | |
| Kalsiyum | 0.25–0.55 % |
| Fosfor | 0.18–0.42 % |
| Magnezyum | 0.1–0.18 % |
Doğu Anadolu kışının uzun ahır döneminde temel kaba yem kaynağıdır. Kaliteli çayır kuru otu yüzde sekiz ile on iki ham protein içerir; baş başına 300–400 kg yıllık stok zorunludur. Kaba yem yetersizliğinde buğday samanı alternatif olarak kullanılabilir; ancak bu durumda protein takviyesi mutlaka artırılmalıdır.
%9
%87
%32
Doğu Anadolu'nun yaygın tahılı olarak gebelik sonu ve laktasyon başında enerji açığını kapatan temel kesif yem kaynağıdır. 7–10 günlük alıştırma süresiyle başlanmalı; asidoz riskini önlemek için kaba yemle dengelenmelidir.
%11
%87
%6
Uzun kış döneminde kaba yem çeşitliliği ve enerji sağlar. Yüzde sekiz ile dokuz ham protein, yüzde otuz iki ile otuz sekiz kuru madde içerir; kuru otla birlikte lif dengesi korunarak günde 1.5–3 kg verilebilir.
%8
%35
%22
Yüzde kırk iki ham protein içerir; kışın kaba yeme dayalı rasyonun protein değerini artırmak için günde 0.1–0.2 kg eklenmesi gebelik ve laktasyon dönemlerinde belirgin katkı sağlar.
%42
%90
%13
Sürekli erişimli tuz taşı elektrolit dengesini korur ve su tüketimini destekler. Doğu Anadolu yüksek yaylalarında yaz otlatmasında elektrolit kaybı özellikle önem kazanır; kış aylarında da ahırda serbest erişimde bulundurulmalıdır.
Doğu Anadolu toprakları selenyum bakımından fakir olduğundan selenyum (0.1–0.3 mg/kg KM) ve çinko (20–40 mg/kg KM) içeren koyuna özel mineral bloğu zorunludur. Keçi veya sığır karışık minerali kesinlikle verilmemelidir.
Gebelik son döneminde enerji negatif dengesi riski taşıyan koyunlarda (düşük kondisyon, ikiz gebelik) glikoz öncülü olarak günde 50–100 mL içirilmesi gebelik toksemisini önler. Doğu Anadolu uzun kışlarında bu risk belirgin şekilde yüksektir; VKS 2.5'in altındaki koyunlara rutin önlem olarak uygulanabilir.
%0
%100
55 kg'da ~0.83–1.10 kg KM/gün. Haziran–Ekim arasında hayvanlar yaylada serbest otlar; ek kesif yeme gerek yoktur. Yaz sonu vücut kondisyon skoru (VKS) 3.0–3.5 hedeflenmeli; bu düzey kışa sağlıklı giriş ve gebelik toksemisinden korunma için kritiktir. Ekim ortasında çiftleşme öncesi flushing (ek 0.1–0.2 kg arpa kırması) ovülasyon oranını hafifçe artırabilir; ancak Morkaraman zaten düşük ikizlik oranına sahip olduğundan aşırı flushing kondisyon fazlalığına yol açabilir.
55 kg'da ~1.10–1.38 kg KM/gün. Kasım–Ocak döneminde ahırda tutulur. Fetüs ağırlığının yüzde seksen ile seksen beşi bu dönemde birikir; yüksek irtifa soğuğu termoregülasyon maliyetini artırdığından ılıman iklim değerlerinin yüzde on ile yirmi üzerinde enerji sağlanmalıdır. Gebelik toksemisi bu ırkın ve bölgenin en kritik metabolik hastalığıdır; VKS 2.5'in altına düşen koyunlar propilen glikol (50–100 mL/gün) ile desteklenmeli ve ayrı bölmede yönetilmelidir. Günde 0.20–0.40 kg arpa veya 0.1 kg küspe eklenerek enerji açığı kapatılır. Doğumdan 2–4 hafta önce E vitamini ve selenyum takviyesi başlatılmalıdır.
55 kg'da ~1.38–1.93 kg KM/gün. Morkaraman süt verimi düşüktür (ort. 55 lt/laktasyon, ~0.38 lt/gün); birincil amaç kuzu büyütmektir. İlk 3–4 haftada anne sütüne ek olarak kuzulara kuzu başlangıç yemi sunulmaya başlanır. 3. ayın sonunda sütten kesim yapılır; ardından kaba yem ağırlıklı idame rasyonuna dönülür. Laktasyonun tamamı Ocak–Mayıs dönemine denk gelir; ahırda donmayan temiz su erişimi sürdürülmelidir.
Doğumda 2.9–4.4 kg; sütten kesim hedefi 14–15 kg. İlk 6 saatte kolostrum alımı mutlaka sağlanmalıdır; soğuk ahır koşullarında hipotermi riski nedeniyle kuzuluk sıcaklığı izlenmeli ve zayıf kuzulara kolostrum kaşıkla verilmelidir. 2–3. haftadan itibaren kuzu başlangıç yemi (yüzde on sekiz ham protein) serbest olarak sunulur. Doğumda selenyum-E vitamini enjeksiyonu (veteriner gözetiminde) Doğu Anadolu'da standart önlem olarak uygulanmalıdır.
Erkek kuzular 3. ayda sütten kesilip besiye alınır. Başlangıç ağırlığı 14–15 kg; hedef kesim ağırlığı 35–45 kg; günlük canlı ağırlık artışı 200–280 g; FCR 4.4–6.8; karkas randımanı yaklaşık yüzde elli. Arpa oranı toplam rasyonun yüzde otuzundan başlatılarak 10–14 günde yüzde elli ile altmışa yükseltilir; ani geçiş asidoza yol açar. Besi döneminde de selenyum ve çinko takviyesi kesilmemelidir. Kurban Bayramı öncesi piyasa talebi gözetilerek besi programı önceden planlanmalıdır.
Aşağıdaki değerler için yemsatıcınıza veya veterinerinize danışın.
İz mineraller
Vitaminler(IU = uluslararası birim)
Yılın farklı dönemlerinde dikkat edilmesi gereken besleme değişiklikleri.
Kış
Kasım–Nisan arasında 5–7 aylık ahır beslemesi Morkaraman yetiştiriciliğinin belirleyici dönemidir. Erzurum gibi yüksek irtifa illerinde gece sıcaklığı -20 ile -30°C'ye inebilir; termoregülasyon giderleri yem ihtiyacını belirgin biçimde artırır. Kuru ot stoğu (300–400 kg/baş) ve arpa kırması Kasım öncesinde hazır olmalıdır. Donmayan temiz su erişimi zorunludur; koyunlar soğuk suya isteksizlik göstererek yem sindirilebilirliğini düşürebilir. Ahır havalandırması sağlanmalı; kapalı ve nemli ortam solunum yolu hastalıklarına zemin hazırlar.
Yaz
Haziran–Ekim arasında yüksek yaylalarda (1500–2500 m) serbest otlatma dönemidir. Ek kesif yeme gerek yoktur; tuz taşı ve mineral blok serbest erişimde tutulmalıdır. Vücut kondisyon skoru (VKS) 3.0'ın altına düşmemeli; yaz sonu VKS kışa ve gebeliğe sağlıklı girişin temelidir. Yaz kuraklığında mera verimi düşebilir; yaylanın taşıma kapasitesi aşılmamalı ve hayvan sayısı merayla dengelenmelidir.
Doğum öncesi
Morkaraman kuzulaması genellikle Ocak–Şubat dönemine (uzun kış ortasına) denk gelir. Gebelik son 6 haftasında termoregülasyon ve fetüs büyümesi enerji talebini birlikte artırır; bu dönem gebelik toksemisi riskinin en yüksek olduğu evredir. Doğumdan 2–4 hafta önce E vitamini ve selenyum takviyesi başlatılmalıdır. Doğum ortamı temiz, kuru ve sıcak tutulmalı; hipotermi yenidoğan ölümlerinin başlıca nedenidir. İkizlik oranı düşük (yaklaşık yüzde beş) olmakla birlikte doğum takibi ihmal edilmemelidir.