Et, süt ve yapağı üretimi için yetiştirilen küçükbaş hayvan; Türkiye'nin en yaygın çiftlik hayvanı grubudur.
Türkiye'nin en yaygın yerli koyun ırkı; İç Anadolu'nun Konya, Ankara, Eskişehir ve Afyon illerinin sert step koşullarına binlerce yıldır adapte olmuş, yağlı kuyruklu et-yapağı ırkıdır. Dişi 45–55 kg, erkek 60–75 kg. Türkiye'deki toplam koyun varlığının yaklaşık yüzde kırkbeşini oluşturur. Yılda 2.0–2.5 kg kaba hallaç tipi yapağı verir; kilim ve keçe sanayisinin temel hammaddesidir. Laktasyon başına 50–80 kg süt üretir; yalnızca kuzu beslemeye yeterlidir. Yağlı kuyruğundaki yağ birikimi kış ve kuraklık dönemlerinde enerji deposu işlevi görür.
1982 yılında Samsun Bafra Karaköy Tarım İşletmesi'nde Sakız dişi ile Karayaka koçunun melezlenmesiyle geliştirilen tescilli sentetik ırk. Dişi 55–65 kg, erkek 65–75 kg. Türkiye koyunculuğunun en yüksek döl verimi göstergesi bu ırka aittir; kuzulamaların yüzde ellisinden fazlası ikiz, yüzde ondan fazlası üçüz doğumdur. Laktasyon başına 110–157 kg süt verimi, Karadeniz iklimine yüksek uyumu ve kuzulama başına ortalama 1.7–2.3 kuzu ile ırk, yoğun koyunculuk işletmeleri için ulusal referans niteliğindedir. Yapağı ikincil üründür; yılda 2.0–2.2 kg orta kalite (35 mikron) yapağı verir.
Afyon, Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Uşak, Bolu ve İsparta illerinin zor step koşullarına özgü, yüzyıllardır marjinal meralarda biçimlenmiş küçük çerçeveli et-yapağı ırkı. Dişi 38–52 kg, erkek 50–65 kg. Türkiye koyun varlığının üçüncü büyük yerli ırkı olmakla birlikte bugün ciddi koruma baskısı altındadır. Yılda 1.6–2.5 kg yapağı verir; lif inceliği (21–42 mikron) Akkaraman'a göre belirgin biçimde daha ince olup geleneksel Türk halı ve kilim üretimiyle doğrudan değerlendirilen birincil hallaç tipi ırktır. Laktasyon başına 50–70 lt süt, yalnızca kuzu beslemeye yeterlidir.
Artvin (Ardanuç) ve Rize'nin 2000 metre üzeri alpin yaylalarına özgü, Doğu Karadeniz'in nemli ve sarp coğrafyasında yüzyıllar içinde biçimlenmiş küçük-orta çerçeveli et-süt ırkı. Dişi 55–60 kg, erkek 65–70 kg; laktasyon başına yaklaşık 110 lt süt verir. Dik ve kayalık arazide üstün hareket yeteneği ile düşük kaliteli yayla otunu etkin değerlendirme kapasitesi en belirgin özelliğidir. FAO/DAD-IS kayıtlarında nesli tehlike altında olarak tanımlanan bu ırk, Türkiye Tarım Bakanlığı'nın yerli ırk koruma projesi kapsamındadır.
Güneydoğu Anadolu'nun sıcak ve yarı kurak ikliminde binlerce yıl içinde biçimlenmiş, Türkiye'nin birincil süt koyunu ırkı; Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Hatay ve Mardin illerinde yoğun olarak yetiştirilir. Dişi 45–55 kg, erkek 60–90 kg; belirgin yağlı kuyruk yapısı et kalitesini destekler. Yerel sürülerde laktasyon başına 150–200 lt süt verir; süt yağı yüzde altı ile yedi buçuk arasındadır. Dünyanın en büyük İvesi sürüsü Şanlıurfa Ceylanpınar TİGEM bünyesinde barındırılmaktadır; 50°C'ye kadar sıcak ortama üstün uyumu ve zor Güneydoğu ekolojisinde düşük girdiden iyi verim alması en belirgin ekonomik avantajıdır.
Karadeniz kıyı şeridinin nemli ve sarp coğrafyasına özgü, Samsun, Tokat, Amasya ve Sinop illerinde yoğun olarak yetiştirilen küçük-orta çerçeveli et-yapağı ırkı; adını Tokat iline bağlı Karayaka ilçesinden almaktadır. Dişi 40–50 kg, erkek 65–80 kg. Yüz, kulak, bacak ve kuyruk bölgesindeki siyah-kahverengi leke deseni ırkın belirgin görünümünü oluşturur. Yılda 1.5–2.4 kg yapağı kırkılır; 39–43 mikron lif kalınlığıyla Türk halı ve döşeme sanayiinin birincil kaba yün kaynağı olup et kalitesiyle yerli ırklar arasında Kıvırcık'ın ardından ikinci sıraya yerleştirilmektedir.
Trakya ve Marmara'nın ılıman iklimine özgü, Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Bursa ve Balıkesir illerinde yoğun olarak yetiştirilen küçük-orta çerçeveli et-yapağı ırkı. Dişi 45–55 kg, erkek 60–70 kg. 'Kıvırcık' adı ırkın belirgin kıvırcık yün yapısından gelmektedir; yılda 1.3–2.0 kg yapağı kırkılır ve 30–32 mikron lif kalınlığıyla Türk yerli ırkları arasında en ince yünlülerden biridir. Et kalitesiyle Türk yerli koyun ırkları arasında birinci sırada yer alır; Osmanlı saray mutfağının da tercihi olan Kıvırcık kuzusu bugün Kırklareli coğrafi işaretli ürün statüsündedir.
Alman Mutton Merinos koçlarıyla yerli Akkaraman ve Kıvırcık anaları çaprazlanarak Türkiye koşullarına uyarlanmış ince yün ırkı; Ankara, Konya, Eskişehir ve Afyonkarahisar illerinde yoğun olarak yetiştirilir. Dişi 55–65 kg, erkek 70–100 kg. Yılda 3.0–4.0 kg temiz yapağı kırkılır; 18–24 mikron lif kalınlığıyla Türk yerli ırkları arasında en ince yünü veren ırk olup tekstil sanayiinde yüksek değer taşır. İkizlik oranı yüzde elli ile yetmişe ulaşabilir; bu düzey ince yün ırkları arasında yüksek sayılır.
Erzurum, Kars, Ağrı, Muş, Bitlis, Bingöl ve Van illerinin 1500–2500 metre irtifasındaki sert kışlı yaylalarında geliştirilmiş yerli et ve yapağı ırkıdır. Mor-kırmızımsı yün rengi, S-kıvrımlı yağlı kuyruğu (yaklaşık 4 kg) ve kara kış iklimlerine olağanüstü dayanıklılığıyla öne çıkar. Türkiye koyun varlığının yaklaşık yüzde yirmi birini, Doğu Anadolu koyun varlığının ise yüzde altmış birini oluşturur. Dişi 50–70 kg, erkek 80–100 kg canlı ağırlığa ulaşır; yağlı kuyruk yaz yaylasında biriktirilen enerjiyi uzun kış döneminde kullandırır. Uzun ahır dönemi (5–7 ay) yönetimi ve selenyum takviyesi bu ırkın sağlıklı yetiştiriciliğinde belirleyicidir.
Van iline bağlı Gürpınar ilçesinin Tırşin yaylasında (1700–3000 m irtifa) geliştirilmiş, Türkiye'nin nadir ve tehlike altındaki yerli ırklarından biridir. 13 kaburga kemiğiyle diğer koyun ırklarından (12 kaburga) ayrılan; beyaz vücutlu, yüz ve bacaklarda siyah işaretli, S-kıvrımlı üç bölümlü yağlı kuyruğuyla tanınan bu ırk olağanüstü sert kış iklimi dayanıklılığı ve yüksek protein içerikli süt kalitesiyle öne çıkar. Birincil kullanım et, ikincil süt ve üçüncül yapağıdır. 2007'den bu yana TAGEM ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesindeki NORMER koruma programları kapsamında korunmakta; 2023 itibarıyla yaklaşık 45.000 saf Norduz koyunu kayıt altındadır.